High Standards

Bir günde kaç defa kendinize “lazım” diyorsunuz? Peki ya hayatınızda?

  • Kilo vermem lazım.
  • Spora başlamam lazım.
  • Özgüvenimi artırmam lazım.
  • Daha çok para kazanmam lazım.
  • Daha tutkulu bir ilişkide olmam lazım.

Öyle bir hayat yaşıyoruz ki neredeyse herkesin “yapmaları lazım olan” sonsuz eylemlerden oluşan bir listesi var. Bu listedeki “lazım”lar öyle şeyler ki eğer gerçekleşirlerse bu oldukça heyecan verici olabilir. Gelin görün ki eğer gerçekleşmezlerse dünya batmaz ve büyük hayal kırıklıkları da yaşanmaz, zira aslında biliyorsunuzdur; zaten gerçekleşmeyeceklerdi.

“Lazım” mı, “Mutlaka” mı?

Peki ya karar verdiğiniz şey, sizin için gerçek anlamda “olmazsa olmaz” ise? Ya tüm diğer olasılıklardan vazgeçip mutlaka bu kararı uyguladığınızda başarı gelecekse? Ya kararınızı hayata geçirmenizi sağlayacak bir yol bulmayı, bulamıyorsanız mutlaka bir yol yaratmayı yüzde yüzünüzle taahhüt ederseniz?

Standartlarınızı “Bunu yapmam lazım”dan “Bunu mutlaka yapacağım”a çektiğiniz anda aslında içinizde hayatınızın kalitesiyle ilgili kontrolü ele almak üzere vites yükseltiyorsunuz demektir. Ve aklınızda bulunsun: Herhangi bir alanda istediğinizi alamadığınızı düşünüyorsanız, bunun sebebi henüz standartlarınızı yükseltmemiş olmanızdır.

Mesela İlişkiniz…

İlişkiniz tam anlamıyla sizin standartlarınızın yansımasıdır. Şu anda bir ilişkisi olan ve o ilişkide mutlu olmayan insanlar vardır etrafınızda… Bu insanlar mutsuzdurlar çünkü standartlarını “Bir ilişki yaşamam lazım” olarak belirlemişlerdir. Oysa standardı “İlişkimde mutlaka heyecan, tutku, katıksız bir keyif ve aşk vardır” olarak da belirleyebiliriz. Ya da bazı insanların bir türlü ilişkileri olmaz çünkü onların standardı “Acı çekmemem lazım”a odaklıdır.

Hayatınızın standartlarında gerçek bir değişim istiyorsanız üstünüze düşeni yapmalısınız. Bu da kendiniz sorup dürüstçe cevaplamanız gereken bir soruyla başlar:

Kimsiniz siz?

  • Daima kazanmaya oynayan bir şampiyon musunuz?
  • Yoksa hep bir adım geride misiniz?
  • İçinde bulunduğunuz grupları canlandırıp ortama renk katanlardan mısınız?
  • Yoksa çekingen misinizdir?

Bu soruya cevap verirken kendinizle ilgili gerçek inançlarınızı keşfetmeniz kritik öneme sahip. Çünkü bu inancınız sizin kimliğinizi oluşturuyor ve gerçek şu ki kendimize dair inandığımız şeye sıkı sıkıya bağlıyız ve sadece o doğrultuda hareket ederiz

Etrafınızda sigara içen birinden şuna benzer bir cümle duymuşsunuzdur: “Sigarayı bırakmak için elimden geleni yapıyorum ama kendimi bildim bileli tiryakiyim.” Bu arkadaş, ne kadar sıkı çalışırsa çalışsın fark etmeyecektir; eğer inandığı kimlik “tiryakiyim” ise sigaraya yeniden başlayacağı gün yakındır. Çünkü ısrarla ve sürekli olarak inandığımız kişi olmak için uğraşırız.

Birçok insan şu anda nasıl bir hayat yaşadığına baktığında; hayatlarını geçtiğimiz 10, 20, 30 veya daha fazla yıl önce oluşturdukları bir grup inanç ve koydukları bir grup standarda göre tanımladıklarını göreceklerdir. İşin aslı, büyük kısmımız daha henüz çocukken; neye inanmamız gerektiğine, neleri yapıp neleri yapamayacağımıza ve bir insan olarak kim olduğumuza karar veriyoruz ve bu kararlar da bizim “camdan evimiz” oluyor ve bizi kontrol etmeye (kararlarımızı belirlemeye) başlıyor.

Bir durup düşünün: Kim olduğunuza karar verdiğiniz yaştaki çocukla aynı kişi misiniz siz? Geçelim çocukluğumuzu; geçen sene olduğumuz kişiyle aynı kişi miyiz şu anda?

Eninde sonunda birçok insan denemeyi bırakır ve o “camdan evi” parçalayıp çıkmaktansa kırılmasın diye içinde hapsolmayı kabullenerek yaşar. “Kaderimiz buymuş” – “Ben böyleyim, ne yapayım?” – “Doğamda var” gibi bahanelere sığınır. Son derece ironik bir şekilde aslında bunu yaparken kendi doğamızı reddederiz. Bu da; geçmişte bir yerlerde, sahip çıktığımız yanlış inançlara dayanan yanlış kimliklerin gölgesinde yaşadığımız anlamına gelir.

Peki ya siz?

  • Siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
  • Buna inanmaya tam olarak ne zaman başladınız?
  • Neyi yapıp neyi yapamayacağınıza kaç yaşınızda karar verdiniz?

Sizce de;

  • Standartlarınızı yükseltmenin,
  • “Lazım”ları “Mutlaka”lara çevirmenin,
  • Ve kendinize yeni bir kimlik vermenin

zamanı gelmedi mi?

Daima anımsayın:

İnsan kişiliğinin en kuvvetli güdüsü kendimizi nasıl tanımladığımıza bağlı kalma ihtiyacıdır ve sadece kendinizle ilgili tanımı değiştirerek bile hayatınızın kalitesinde kalıcı bir dönüşüm oluşturabilirsiniz.

Bu bilgileri kullanarak hayatınızı  istediğiniz şekilde dönüştürebileceğinizi hissedenlerdenseniz; yaşamsal becerilerinizi geliştirebileceğiniz mükemmel bir eğitime katılmak için tıklayın.

Çevirisini okuduğunuz bu makalenin İngilizce orijinali; Tony Robbins bilgi, strateji ve prensiplerini derleyip herkesin erişimine sunan “Team Tony” ekibi tarafından yazılmıştır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>